Tarih Öncesi Matematik
İlk insanların bilgisayara gereksinimi yoktu çünkü sayıları bilmiyorlardı. Aslında bu, anneler için önemli bir sorundu; çocuklarını eğitirken sayıların eksikliğini sık sık hissediyorlardı. “Çocuklar! Bana bakın! Kesin şunu… Şimdi yanınıza geliyorum haaa… Bak! Şimdi şeye kadar sayacağım… Neydi o?”
Paleolitik çağa gelindiğinde sayılar keşfedilmişti ama ne işe yaradıkları henüz bilinmiyordu…İlk önce eski Mısırlılar sayıların toplanıp çıkarıldığında bir işe yaradığını farkettiler… Onların sayesinde matematik keşfedildi; böylece piramitleri inşa etmek ve lig puanlarını tutmak mümkün oldu.
İlk Bilgisayarlar
Bazı arkeologlar İngiltere’deki Stonehenge kalıntılarının ilk bilgisayar yapma çabalarının sonucu olduğuna inanıyorlar ve bu kalıntılardaki kayaların havadan çekilmiş fotoğraflarında gözlenen şekillerin bu savlarının delili olduğunu ileri sürüyorlar:
__ __ _ __ __
|__ |__ |\ | | \ |__| |__ | |__\
__| |__ | \| |_/ | | |__ |__ |
Yaklaşık aynı yıllarda Çinliler ‘abaküs’ü keşfettiler. Tahta çubuklara geçirilmiş boncuklarla çalışan bu aletle son derece hızlı olarak hesap yapabiliyorlardı. Abaküsü ilk kullanan bakkal müşterisinin satın aldığı bir kilo pirinç için 297 milyon dolar hesap çıkarmıştı. Böylece günümüzün en önemli deyimlerinden bazıları da insanlık tarihindeki yerini aldı :
Kusura bakmayın, abaküs hatası…
Kusura bakmayın, henüz program tamamlanmadı…
Sonra tekrar gelebilir misiniz… Abaküsümüz devre dışı da…
2. Dünya Savaşı’na kadar ABD hükümeti bilgisayarlara pek ilgi göstermedi. Savaş sırasında, düşman ordularının şifreli haberleşmesini çözebilmek için bilgisayar araştırmalarına büyük hız verildi. Hatta, savaşın ilk yıllarında, kod adı “KOD ÇÖZÜCÜ” olan bir makineyle Japon haberleşmesini dinlerken 3 Aralık 1941’de ele geçirilen “E-WAY ILL-WAY
ATTACK-AY EARL-PAY ARBOR-HAY – TOKYO” mesajı üzerinde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda, 1944 yılında, “Tokyo” sözcüğü “Asya’da bir şehir” olarak çözüldü. Bilgisayar tarihindeki önemli bir adım da, bu aletlerin ticari hayata girmesiyle atıldı. İlk ticari bilgisayar olarak kabul edilen UNIVAC 1.350 m2 alana kurulmuştu. Yaklaşık 20.000 elektron tüpüyle çalışan bu makine saniyede 5000 toplama/çıkarma yapabiliyordu ve 40 ton ağırlığındaydı. Bu makinenin bir de 27 tonluk diz üstü modeli bulunmaktaydı. Ofis bilgisayarlarındaki devrim, ofis çalışanlarının daha önce yapamadıkları bir şeyi artık yapabilmeleriyle birlikte başlamış oluyordu: Bilgisayarla fal açma…
Bilgisayar Dünyasının Dili
Bilgisayar dünyasının, aynı Macarlar gibi, kendine has bir dili vardır. Tek farkla ki, yeteri kadar uzun süre Macarlar rasında yaşarsanız, Macarca’yı sökebilirsiniz. Bilgisayar dünyasının dili, özellikle böyle bir şey olmaması için tasarlanmıştır.
Nasıl bir bilgisayar almalı?
Eğer bilgisayar dünyasında yeniyseniz, bilgisayar satın almanın karmaşık ve uzmanlık gerektiren bir iş olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa konunun bir kaç temel ilkesini ve doğru terimleri öğrendikten sonra bilgisayar seçmenin, kol saati parçalarından karanlık bir odada nükleer reaktör yapmaktan daha zor olmadığını görürsünüz. Bu arada ben size bu konunun sırrını da açıklayıvereyim isterseniz. Yapmak istediğiniz işe ve bütçenize en uygun bilgisayar, siz bilgisayarınızı satın aldıktan 2 gün sonra çlgın bir kampanyayla piyasaya sürülecek olan modeldir.
Uzun yıllar önce, ilk virüsler ortaya çıkmaya başladığı zamanlardı... Bir hastanede sorunlu bir bilgisayarla uğraşan bir
mesai arkadaşımın başında toplanan doktorlar merakla izliyorlardı. Biraz sonra teşhis kondu... Virüs bulaşmıştı...
“Peki şimdi n’olacak?” diye soran doktorlara arkadaşım “virüsü temizleyinceye kadar kimse dışarı çıkmayacak” diye bir espriyle yanıt verdi. Biraz sonra arka taraftan telefonla evini arayan bir doktorun, büyük olasılıkla eşine “bu akşam geç
gelebilirim; bizim bilgisayara virüs bulaşmış. Bilgisiyar odası karantinaya alındı” dediği duyuldu...
1980 yılına ait Türkiye Elektrik Kurumu dahili telefon rehberinden :
Nuran Şahsuvaroğlu, Aybiyemci .......... 2334
Yıl 1982 falan...
Mikrobilgisayarlar yeni yeni ortaya çıkmaya başlamış... Büyük bir inşaat şirketine Z80 işlemcili bir bilgisayar
kuruyoruz...
O zamanlar bir kaç otomobil fiyatına satın alınmış olan “20. yüzyılın harikası elektronik beyni” görmeye büyük patron geliyor...
İlk tepkisi “Bu muuu???” oluyor... “Tonla parayı buncağız alete mi verdik?”
Biraz sonra bilgisayarın boyutlarının önemli olmadığına ikna edilen patron: “Peki o zaman... Bu ayın mizanını bir görelim” diyor.
“Ama efendim, henüz muhasebe fişleri girilmedi ki?” deyince aldığımız yanıt:
“O-hooooo... Fişleri girdikten sonra mizanı ben de çıkarırım...”
Kaynak : bilkent.edu.tr |